• Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygılamaları Yönetmeliği

    YÖNETMELİK Sağlık Bakanlığından: GELENEKSEL VE TAMAMLAYICI TIP UYGULAMALARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Devamı
  • 10 Nisan Hahnemann Günü

    10 Nisan Hahnemann Gününüz kutlu olsun :) Hahnemann, kişiliği ve dürüstlüğü, insanlığa hizmete olan adanmışlığı ve samimiyeti ile Devamı
  • ECH Bahar Toplantısı

    3-5 Nisan 2014 tarihleri arasında Londra'da ECH in bahar toplantısı ve CEN "Terms and definitions" toplantısı yapılmıştır. Devamı
  • Dünya Homeopati Kongresi

    Dernegimizin üye olduğu uluslararası homeopati organizasyonun (LMHI) her yıl düzenlelen dünya kongresi 16-19/Temmuz 2014 tarihinde Paris'te düzenlenecektir. Devamı
  • Süleyman Demirel Üniversitesi Homeopati Eğitimleri

    Süleyman Demirel Üniversitesi Homeopati eğitimleri başlayacaktır. Eğitimler Klasik Homeopati Derneği işbirliği ile olacaktır. Gerekli bilgiler için http://www.homeopatikursu.com/ Devamı
  • Türkan Evran Görevlendirme

    Tarih: 24 Şubat 2014 Sayı: 2014/5 Eğitimleri LMHI tarafından akredite edilen Klasik Homeopati Derneğimiz, aynı zamanda LMHI Devamı
  • Çalışma Ortakları

    Liga Medicorum Homoeopathica Internationalis (LMHI) 10 eylül 1925 te 9 ülkeden 12 homeopatik hekim tarafından Roterdam’da kurulan Devamı
  • Homeopatik Tedavi

    Doğal, yan etkisiz bir tedavi yöntemidir ve herkese uygulanabilir. Holistik yani bütüncül bir tedavidir. Hastalığa değil hastaya Devamı
  • Naturel 2013 Fuar ve Semineri

    2013 Festiva programı kapsamında Klasik Homeopati Derneği olarak gerek standımızda gerekse seminer antlımı ile bilgilendirme yapılmıştır. Katılımcılar Devamı
  • Homeopati Eğitimleri

    TIBBİ BAĞLAMDA HOMEOPATİK BAKIŞ Homeopati Eğitiminin Amacı Bu eğitim programında genel olarak homeopati’nin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Devamı
  • LIGA ECH Toplantı Resimleri

    2013 yılı ECH 'in olağan yönetim kurulu ve komisyonlar toplantısı yapıldı. Temsilen dernek başkanımız Dr. Altunay Ağaoğlu Devamı
  • F2 Kursu

    Klasik Homeopati Derneği tarafından düzenlenen F2 kursu 30/11/2013 tarihinde tamamlanmıştır. Katılımcılar eğitimlerini tamamlamanın verdiği heyecanı kurs bitimini Devamı
  • F1 Kursu

    Klasik Homeopati Derneği tarafından düzenlenen F1 eğitimi tamamlanmıştır. Yoğun ilgi ile izlenen kurs sonunda katılımcılar aldıkları bilgiler Devamı
  • Ankara Bakanlık Toplantısı

    27-28 Kasım 2013 tarihlerinde Sağlık Bakanlığı’nda gelenekse, tamamlayıcı ve alternatif tedaviler çalıştayı yapılmıştır. Bu çalıştayda, yoğun şekilde Devamı
  • FESTİVA Etkinlikleri

    12-15 Aralık 2013 tarihinde İstanbul’da düzenlenecek olan FESTİVA etkinlikleri çerçevesinde Klasik Homeopati Derneği olarak bir stand açılacaktır. Devamı
  • 1 Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygılamaları Yönetmeliği
  • 2 10 Nisan Hahnemann Günü
  • 3 ECH Bahar Toplantısı
  • 4 Dünya Homeopati Kongresi
  • 5 Süleyman Demirel Üniversitesi Homeopati Eğitimleri
  • 6 Türkan Evran Görevlendirme
  • 7 Çalışma Ortakları
  • 8 Homeopatik Tedavi
  • 9 Naturel 2013 Fuar ve Semineri
  • 10 Homeopati Eğitimleri
  • 11 LIGA ECH Toplantı Resimleri
  • 12 F2 Kursu
  • 13 F1 Kursu
  • 14 Ankara Bakanlık Toplantısı
  • 15 FESTİVA Etkinlikleri
  • Popüler
  • Videolar
  • Fotoğraflar

ECH Bahar Toplantısı

image3-5 Nisan 2014 tarihleri arasında Londra'da ECH in bahar toplantısı ve CEN "Terms and definitions" toplantısı yapılmıştır. Derneğimizin üye olduğu ECH'in bu yıllık toplantısına dernek başkanı ve ayrıca CEN'in "Terms and definitions" proje sorumlusu olarak  Dr. Altunay Ağaoğlu toplantıya katılmıştır. Toplantı Royal London Hospital for Integrated Medicine, eski adı ile Royal London Homeopathic Hospital'da gerçekleşmiştir. 1849 da kurulan bu hastane zamanında kraliyet ailesi dahil bir çok kişiye hem yataklı hem poliklinik olarak hizmet vermektedir. 

 
Devamı

Örnek Vaka

 

 
Devamı

Naturel 2013 Fuar ve Semineri

image

 
Devamı
image
HOMEOPATİ
image
Homeopati Hakkında
Homeopati 19. yüzyılın başlarında Alman doktor Samuel Hahnemann

tarafından bulunan ve vücudun kendini doğal olarak iyileştirmesine yardım eden  bir alternatif tedavi sistemidir.

Devamı için Tıkayınız...

Son Eklenen Makaleler

  • 1
  • 2
  • 3

Popüler Foto Galeri

image
Homeopatik Tedavi

Homeopatik Tedavi

image
Merak Ettikleriniz!

Klasik Homeopati Derneği

image
Homeopati Yöntemleri

Klasik Homeopati Derneği

Popüler Makaleler

  • Eyl 24, 2014 Dernek Hakkında

    Klasik Homoepati Derneği 2003 yılında bir grup gönüllü hekim tarafından İzmir’de kurulmuştur. Bugün itibari ile 134 üyesi olan derneğimizin temel amacı homeopati’nin ülkemiz sınırları dahilinde bilimsel ve etik temeller üzerinde gelişip yerleşmesini sağlamaktır. 200’ü aşkın yıldan beri güvenle kullanılan bu sofistike ve doğal tıp sistemi günümüzde dünyanın pek çok ülkesinde yaygın bir şekilde kullanılmasına rağmen, ülkemizde henüz emekleme aşamasındadır. Bu yüzden hem tıp camiasında, hem de halk arasında çok bilinmemektedir. Ancak derneğimiz bu sistemin gelişimi için ülkemizde tanıtım seminerleri ve sağlık profesyonellerine yönelik temel eğitim kursları vermektedir. Böylece homeopatinin bilinirliğini artırma amacına ulaşmaya çalışmaktadır. Ayrıca derneğimiz bir ilki gerçekleştirerek Dr. Samuel Hahnemann’ın yazdığı “İyileştirme sanatının Organon’u” isimli kitabını türkçeye çevirerek yayınlamıştır. Bu eser hekimler için bir başucu kitabı olmasının yanında hastalar için de çok özel bir sağlık bilgisi ve felsefesi kitabıdır. 

    2012 yılında derneğimiz yine bir ilki gerçekleştirerek Dünya Homeopati Günü Kutlamasını uluslararası bir çerçevede gerçekleştirerek ülkemizin de dünya homeopati çevrelerince tanınmasına katkıda bulunmuştur. Bu kutlama sırasında Dünya Homeopatik Hekimler Birliği ve Avrupa Homeopati Komitesi ile birlikte çalışmış ve organizasyonu başarı ile 27 Nisan 2012 tarihinde gerçekleştirmiştir.

    Derneğimiz her geçen gün tanınırlığını artırmakta ve sergilediği duruş ile de çevrede takdir toplamaktadır. Ülkemizin Avrupa Birliği adaylığı çerçevesinde homeopati uygulama yönetmeliği ve homeopati ilaçlarının ruhsatlandırılması aşamasında T.C. Sağlık Bakanlığı ile birlikte çalışmakta olan derneğimiz homeopati’nin dünya standartlarına uygun bir yönetmeliğinin ve eğitim standardının oluşması için bütün bilgilerini her ortamda ilgililer ile paylaşmaktadır. 

    Dünyanın pek çok ünlüsünün kullandığı bu iyileşme sisteminin sizlere de şifa olması dileğiyle.

    Klasik Homeopati Derneği Yönetim Kurulu

  • Eyl 24, 2014 Homeopati Eğitimleri

    TIBBİ BAĞLAMDA HOMEOPATİK BAKIŞ

    Homeopati Eğitiminin Amacı

    Bu eğitim programında genel olarak homeopati’nin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ehliyetli, bilgili hekim, diş hekimi ve veteriner hekimlerce kanunlara uygunluk içinde uygulanabilmesi için gerekli bilgisel ve pratik yeterliliği sağlamayı amaçlar.  

    Homeopati Eğitiminin Hedefleri

    •  Homeopatinin değeri ve faaliyet alanının farkında olmak ve bu konularda gerek hastalar ile bireysel gerekse topluluklar önünde konuşup savunabilmek
    •  Sağlık ve hastalığın dinamiklerini tamamıyla anlayabilmek, kronik hastalıklara yeni bir bakış açısı geliştirmek
    •  Klinik tıp alanlarına yenilenmiş ve genişletilmiş bir ilgi geliştirmek
    •  Klinik ve iletişim becerileri kazanmak; özellikle hasta öyküsünün detaylarını yoğun bir şekilde dinleyebilme ve hastalık gelişiminde olayların sınırlarını çizebilme becerisini kazanmak
    •  Bir birey ve insan olarak hastayı ve insan doğasının tüm yönlerini idrak edebilme becerisi kazanmak
    •  Otoregülasyon ve kendi kendini iyileştirme kapasitesinin ve bu süreçlerin stimülasyonunun yeterliliğinin farkında olmak
    •  Kendi kendine iyileşme sürecinin önemini anlanmak
    •  Bilimsel uygulamaların ve araştırmaların farkına varmak, takip edebilmek ve anlayabilmek
    •  Geniş bir terapötik repertuara sahip olmak
    •  Hastanın yaşam kalitesini ve sözel memnuniyetini arttırabilme becerisi kazanmak
    •  Hastaları tedavi edebilmek, kayıtların tutup izlemlerini yapabilmek ve arşiv oluşturabilmek 

    Homeopatik Bilgi ve Beceriler

    •  Hahnemann’ın Organon 6. Baskıda tarif ettiği biçimde homeopatik tıp konseptinin, temel presiplerinin ve tarihçesinin geniş bir biçimde bilinmesi ve insanlara açıklanabilmesi
    •  Bireysel hastada homeopatik tedavinin sınırlarının ve imkanlarının açık bir şekilde anlaşılması
    •  İyi bir homeopatik hasta incelemesi ve analizi yeteneği
    •  Homeopatik ilaçların karşılaştırılabilmesi ve geniş bir Materia Medica bilgisi
    •  Küçük homeopatik ilaçların anahtar semptomlarını bilmek
    •  Homeopatik ilaçları birbirinden ayırt edebilmek (ayırıcı tanı) ve güvenilir bir şekilde endikasyon koyabilmek
    •  Kronik ve kompleks hastalıkları da içerecek şekilde tüm sağlık ihtiyacına yönelik olarak güvenilir bir şekilde homeopati bilgisini kullanabilmek
    •  Homeopatik tedavi yöntemini eksiksiz anlayabilmek
    •  İntegratif hasta bakımında homeopatinin rolünü anlayabilmek ve tanımlayabilmek
    •  Homeopati uygulamayan meslektaşlar ile özellikle bireysel hastanın paylaşılmış bakımı üzerine, hasta bakımındaki homoepatinin yeri ile ilgili iyi ilişkiler kurabilmek
    •  Homeopatik eczacılık yöntemleri ve temel prensipleri hakkında genel bir bilgi sahibi olmak
    •  Homeopati ile ilgili kanıtlar, araştırma aktiviteleri ve bilimsel konular hakkında bilgi sahibi olmak ve bunlar ile ilgili iyi ilişkiler kurabilmek

       

    Homeopati Temel Eğitimi

    Asgari 350 ders saati sınıf eğitimi olmak üzere toplam 600 saatlik eğitimi kapsar. Bu eğitim üç yıl içinde tamamlanmalı ve klinik eğitim ve deneyimleri içermelidir.

    Temel homeopatik eğitim kursları üç yıla yayılmış bir biçimde 6 günlük 60 ders saatlik 6 aşamadan oluşur. Böylece toplam 360 ders saati tamamlanmış olur.

    Kursiyerler ayrıca düzenlenecek olan diğer akredite kurslara ( Materia Medica kursları, Teorik homeopatik felsefe kursları, Özel hastalıklara ya da klinik bilimlerin konseptlerine yönelik kurslara vb.) sempozyumlara ve kongrelere katılabilirler. Ayrıca 100 ders saatlik supervizyon ve intervizyon toplantılarına katılmak mecburidir.

    Katılımcılarda aranan koşullar

    •  Hekim olmak
    •  Diş hekimi olmak
    •  Veteriner hekim olmak
    •  Eczacılar ile ilgili eğitimler farklı bir müfredat ile yürütülecek olup, ayrıca duyurulacaktır. 
  • Eyl 24, 2014 Homeopati Nedir

    Homeopati 19. yüzyılın başlarında Alman doktor Samuel Hahnemann tarafından bulunan ve vücudun kendini doğal olarak iyileştirmesine yardım eden  bir alternatif tedavi sistemidir.

    Homeopati sözcük olarak yunanca ; Homeos = benzer, Pathos = acı, ızdırap kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.  Sağlam kişide belli bulgular çıkaran bir madde, aynı bulgulara sahip hasta kişilerde iyileşme sağlar prensibinden hareket etmiştir. 

    Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre en sık kullanılan tamamlayıcı tıp yöntemidir.Avrupa’da halkın %50 den fazlası homeopatik tedavi görmekte, doktorların  %50 den fazlası homeopatiyi diğer tedavi yöntemleri ile birlikte önermektedirler.  

    Homeopatide hastalık tanımı , bedenin, zihnin ve ruhun “bütün olarak” etkilenmesi, organizmanın tamamının dengesinin bozulmasıdır. Hastalığın sebebi bir organda meydana gelen bozukluk değil bütünün ( bedenin yaşam enerjisinin, kendi iyileştirme gücünün) dengesinin bozulmasıdır. Bu yüzden homeopatide değişik organların bozulmasında değişik ilaçlar vermek yoktur, tam aksine bütün bozukluğu, dengesizliği ve insanın tamamını kapsayan bir ilaç kullanılır.

    Bu tedavideki amaç, hastaya zarar vermeden, ılımlı ve güvenilir bir yolla hastalığı tümüyle ve kökten iyileştirmektir.
    Klasik homeopati  aşağıdaki temel ilkeler üzerine kuruludur;

    Similia Similibus Currentur (benzer benzer ile tedavi edilir)
    Bir ilaç sağlıklı kişiye verildiğinde hangi bulguları ortaya çıkarıyorsa, benzer bulguları olan kişi bu ilaçla tedavi edilir. Burada hayat gücü dışarıdan verilen ilacı ve ilacın aktivitesini algılayarak iyileştirme gücünü harekete geçirir.

    Buna bir örnek verirsek: Bir hasta düşünün uykusuzluk şikayeti var. Bunun yanında çok gergin ve sürekli bir şeyler düşünüyor; ve öyle sinirli, öyle gergin ki uzaktan gelen hafif bir ses bile onu rahatsız eder. Bilinen kahve, eğer çok sert ve bol miktarda içilirse bazı insanlarda böyle bir etki yaratabilir. Bu yüzden buna benzer semptomlara eşlik eden uykusuzluk, kahvenin homeopatik hazırlanmış bir şekli olan coffea ile tedavi edilebilir. Yada arı soktuğunda ciltte pembe/kırmızı şişlik oluşur. Kaşınır ve soğuk uygulayınca rahatlar. Benzer bir deri döküntüsü oluşturan ilacı (hazırlanmış arı zehri) verince şikayetleri düzelir. 

    İlaç bilgisi    
    Homeopati’de sadece etkileri bilimsel olarak denemiş ve kanıtlanmış ilaçlar kullanılmaktadır.
    İlaçların ortaya çıkarabileceği semptomların ayrıntılı şekilde araştırılması ‘ilaç denemeleri’  adı altında sağlıklı insanlarla yapılmaktadır.

    Tek ilaç
    Homeopatik ilaçların kanıt çalışmaları tek ilaç üzerinden yapılmaktadır. Eğer birden çok ilaç kullanımı söz konusu olursa, meydana gelen değişiklilerden hangi ilacın sorumlu olacağı bilinemez.
    Birden çok ilacın verilmesi birleşik toplam etkinin artacağını düşündürmemelidir. Birbirlerinin etkilerini engelleme durumları da sözkonusu olabilir. 

    Minimum Doz ( dosis Minima)
    Bu prensibe göre ila,  iyileştirme gücünü harekete geçirebilecek ve beklenen değişikliği sağlayabilecek en küçük dozda verilir. Bu yaklaşım tedavinin hastayı yormadan ve nazikçe yapılmasını sağlar.

  • Eyl 24, 2014 Homeopatik Tedavi

    Doğal, yan etkisiz bir tedavi yöntemidir ve herkese uygulanabilir. Holistik yani bütüncül bir tedavidir. Hastalığa değil hastaya bakılmaktadır.  Homeopati ile semptomları yok ederek yüzeysel bir tedavi yapılmaz, hasta bütünüyle iyileştirilir. 

    Homeopatinin kurucusu Dr. Hahnemann’a göre; “hastalık, kişideki semptomların (belirtilerin) bütünüdür.Semptomlar ise yaşam gücünün dengesindeki bozulmanın bir dışa vurumudur. Homeopatik tedaviyle yaşam gücü dengelenir, bu yolla hastalık semptomları ortadan kalktığında hastalık da tamamen iyileşmiş olur. Yok edilmiş hastalık, sağlık demektir.”

    Geleneksel tıpta da vücudun kendini iyileştirme gücü olarak tanınan yaşam gücü, homeopatide vücudun sağlıklı işlemesinden sorumlu olan, hastalıklara karşı savunmasını koordine eden güç veya enerjidir. Bu güç, stres, kötü beslenme, hareketsizlik, genetik sorunlar veya çevresel değişikliklerle zarar görürse hastalık ortaya çıkar. Hastalığın belirtileri, yaşam gücünün dengesizliği onarma ve düzeni geri kazanma çabasının dışa vurumudur.

    Modern tıpta Her bir semptom için ayrı bir ilaç verilir. Ancak  neden ortadan kalkmadığı için hastalık devam eder. Hastalık bulgularının ortadan kalkması gerçek tedavi değildir. Allopatik tedavi sonucunda şikayetler genellikle kısa süreyle kaybolup yeniden ortaya çıkar. Hastalığın zihinsel sebebine yönelik yapılmayan tedaviler baskılayıcı ve üstünü kapatıcı olur. (palliative- suppressive) 

    Homeopatik tedavi boyunca, bu hastalık haline sebep olan zemin ve bu yatkınlık araştırılır. Bu, doğumumuza hatta bazen doğumdan önce ve anne karnındaki koşullarımıza bağlıdır. Depremden beri başı ağrıyan, babasını kaybettiğinden beri kalp çarpıntısı olan insanlar, klasik tıpta, ağrıkesicilerle tedavi edilirken, homeopatide korkuları ve yasları için tedavi edilirler. 

    Homeopatik remediler yaşam gücünü uyararak iyileşmeyi hızlandırır, yaşam gücünün enerjisini yükselterek kişinin hastalıktan kurtulmasına ve sağlıklı duruma dönmesine yardım eder.

    Homeopatik Tanı
     Homeopat  ilk görüşme (anamnez) sırasında yaşam gücünü en etkin şekilde aktive edecek doğru ilacı saptamak için  hastanın karakterini, yaşam tarzını stres düzeyini, beslenme şeklini , ailesinin tıbbi geçmişini egzersiz düzeyini,  yiyecek tercihlerini  hatta havanın durumu gibi dış faktörlerin etkisini irdeleyen detaylı sorularla hastayı inceler.

    Hastanın kendi ve şikayeti hakkında söyleyeceği her şey kritik önem taşıyabilir. Homeopatın sorduğu sorular tıp doktorlarının alışılagelen sorularından çok farklı ve çok daha kapsamlıdır; şikayetlerinin ne olduğunun yanısıra tercih ettiği yiyecekler, rahat ettiği durumlar, korkuları, kişilik özellikleri gibi konularla tüm detayıyla ilgilenir.

    Akut rahatsızlıklarda homeopatın remediyi belirlemesi genellikle görüşme sonunda gerçekleşse de kronik vakalarda homeopatın not aldığı bulguları düzenlemesi, önceliklendirmesi, hatta çeşitli kaynak kitaplarına başvurarak üzerinde çalışması için zamana ihtiyacı vardır. Bu çalışma sırasında değerlendirdiği seçenekleri eler; karar verebilmek için ilave bilgi gerekli olduğunda hastayı arayarak görüşme sırasında eksik kalmış bir bilgiyi tamamlayabilir. Aynı şekilde hastalar da görüşme sonrasında kendilerini gözlemleyerek daha farklı veya ilave bilgiler vermek isteyebilirler, çünkü insanlar çoğunlukla homeopatın sorduğu detayda kendilerini gözlemlemeye veya ifade etmeye alışık değillerdir.

    Homeopatik tedavide hastalık ismi remediyi belirlemekte rol oynamaz, esas olan hastanın bulgularıdır. Aynı hastalıkla teşhis konmuş hastalara, onların şikayetlerinin detayı ve diğer özellikleri dikkate alınarak farklı remediler verilir. Aynı şekilde, farklı hastalıklarla teşhis konulmuş hastalara aynı remedi verilebilir.

    Homeopatik İlaçlar
    İlaçlar bitkiler, mineraller ve hayvansal kökenli olabilmenin yanında çeşitli dokulardan da elde edilmektedir. 200 yıl içinde yapılmış, 3000’in üzerinde ilaç “denemesi” vardır. 

    Gerekli anamaddeler toplama aşamasından sonra işleme konulmadan önce tanımlamaları yapılır. Homeopatik ilac standartlarına uygunluğu kontrol edildikten sonra ülkenin homeopati ilaç hazırlama standartlarına uygun şekilde hazırlama aşamasına geçilir. 

    Hazırlanan ilaclar değişik formlarda bulunur; sıvı solüsyonlar, globuli, krem, tablet, kapsül, enjektabl formlar, fitil.

    Homeopati “maddeler seyreltildikçe etki güçleri artar“ prensibine dayanmaktadır.

    Ana maddelerin toksik yani zararlı yan etkilerini yok etmek için sulandırılma işlemi gerçekleşir. Sulandırmalar su yada alkol ile yapılır ve genelde elde edilen sulandırılmış form, herhangi bir tedavi edici özelliği olmayan laktoz taneciklerine (globuli) emdirilir.
    Çalkalama işlemi ile de içlerinde asıl tedavi edici güç, atomaltı enerji açığa çıkar (potensiyalizasyon). Bütün bu işlemlerden sonra homeopatik ilaçlar kişide daha derin seviyelerde etki edip, iç iyileşme gücünü harekete geçirme yeteneğine sahip olurlar.

    Sulandırma miktarını göstermek için değişik rakam ve harfler kullanılır. D, C, LM ve 1, 6, 12, 30, 200 vs gibi. Klasik homeopat hekiminiz tedavinin şekli ve gidişatına göre uygun potens ve dozu seçer. 

    İlaç hazırlama sürecinde, maddesel olan, maddesel olmayana, enerjetik olana dönüşür, ana maddenin biyolojik, fiziksel bir madde olarak varlığı sona erer. Özellikleri bir araç olarak hizmet veren taşıyıcılara aktarılır.  Var olan her şeyin madde olmadığı, enerjiye dönüşebileceği düşünülürse, bu durum çok da şaşırılacak bir gelişme sayılmaz.

    Hangi hastalıklar homeopati ile tedavi olur: 
    Homeopatik açıdan üç grup hasta ile karşı karşıya kalmaktayız. Bunlardan ilki, gündelik hayatta sık karşılaştığımız rahatsızlıklar olan nezle, grip, sinüzit, ishal, yaralanmalar vs. içine alan akut hastalar, ikincisi uzun süreden beri şikayeti olan kronik hastalardır.

    Akut hastalıklarda bir iki saat içinde iyileşme hissedilmeye başlanabilir. Kesin tedavisi olmayan, ilaçlarla hafif geçirilmeye çalışılan grip rahatsızlığında bile birkaç saate rahatlama, bir-iki günde kaybolma söz konusu olabilir. Kızamık, su çiçeği, kronik geniz akıntısı gibi çocukluk hastalıklarında da tedavi edici olmaktadır.

    Çocuklarda görülen grip, öksürük, ateş, kusma, ishal, dizanteri, kolik ağrılar, tonsilit, bronşit, astım, kızamık, suçiçeği, boğmaca, diş çıkarma problemleri gibi rahatsızlıklar etkili ve çabuk biçimde yanetkisi oluşmadan tedavi edilebilir.

    Aynı zamanda homeopati çocuklarda görülen sinirlilik, inatçılık , korku, zarar verici davranışlar, parmak emme, yatak ıslatma  vb davranış ve karakter bozuklukluklarında çok etkilidir. 

    Kronik hastalıklara bakıldığında; kabızlık, reflü, mide ülseri, allerjiler, astım, migren, çarpıntı, fibromiyaljiler (halk arasında kulunç olarak bilinir), boyun ve bel ağrıları, vertigo (kronik baş dönmesi), kulak çınlamaları, gibi sık rastlanan hastalıklardan, psikolojik kökenli olanlarına kadar (depresyon, panik atak, korkular vs.) her durum için rahatlıkla kullanılabilmektedir.

    Ancak bazı hastalıklar karşısında dikkatli olunmalıdır. Hipertansiyon, diabetus mellitus (şeker hastalığı) gibi yerleşmiş kronik hastalıklarda kulanımı oldukça sınırlıdır. Kanser tedavisinde ise homeopatinin tek başına tedavi edici olmadığı bilinmelidir. Her ne kadar yayınlarda başarılı kanser tedavisi örnekleri olsa da, bunun bir genelleme olamayacağı bilinmeli ve bu şekilde bakılmalıdır. Ancak kanser hastalıklarında, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerinde ya da kansere bağlı ek bulgularda (düşkünlük, bitkinlik, ağrılar vs.) son derece yararlı olabilmektedir.

    Adı konmamış hastalıklar ise üçüncü grubu oluşturmaktadır.
    Modern yaşamda enfeksiyon rahatsızlıkları antibiyotikler ile tedavi edilerek gerileme kaydedilmiştir ancak alerjik rahatsızlıklar artış göstermiştir. Homeopati ürtiker, egzama, alerjik astım gibi rahatsızlıklarda başarıyla uygulanmaktadır. 

    İyileşme
    Dr.Hering tarafından bulunan Şifanın Kanunları, homeopatide hastalığın nasıl iyileştiğini açıklar. Buna göre belirtiler  vücutta yukarıdan aşağıya, içten dışa ve önemli organlardan daha önemsiz olanlara doğru iyileşir. 

    İyileşme süresi pek çok etkene bağlıdır. Bu nedenle tedavi süresine ilişkin kesin bir kural yoktur, ancak aniden ortaya çıkan ve hızla gelişen bir hastalık genellikle aynı şekilde hızla tedavi olur; yavaş ilerleyen bir hastalığın iyileşmesi daha uzun sürer. Genel bir kural olarak çocuklar ve gençler, yaşlılara kıyasla daha hızlı cevap verirler. Geçmişte çok ilaç almış kişilerde genellikle daha zor iyileşme sağlanır.

    Kronik hastalıklar uzun yıllar boyunca gelişmiş, kişinin derinliklerine yerleşmiştir. Bunlarla başa çıkmak için sabırlı olmak gerekir.

    Çok genel bir yaklaşımla, kronik vakalarda tedavinin hastalığın sürdüğü yıl sayısı kadar ay süreceği söylenebilir. Örnek verecek olursak, 10 yıldır süren migren şikayetlerinin homeopatik tedavisinin yaklaşık 10 ay sürmesi beklenir, ancak daha kısa veya daha uzun süren vakalara da çok rastlanır.
    Hastanın homeopatik tedaviye başlamadan önce aldığı allopatik ilaçlar da, tedavi sürecini uzatan etkenlerin başında gelir.

    Tedavi süreci 
    Homeopatik tedavi sırasında, özellikle kronik hastalıkların tedavisinde şikayetlerin geçici olarak şiddetlenmesine rastlanabilir, ya da eski şikayetler kısa süreliğine ortaya çıkabilir. Bu tip tepkiler, yaşam gücünün harekete geçtiğini gösterdiği için olumlu bulunur, ancak agrevasyon olmamasından homeopatik tedavinin etkisiz olduğu sonucunu çıkarmak yanlış olur. Agrevasyon, remedi alındıktan iki dakika sonra da ortaya çıkabilir, haftalar sonra da. Oluşan tepkiler, her hastada, verilen remediye, remedinin potensine ve hastanın bünyesine göre değişiklik gösterir. Homeopatik remedi alındıktan sonra oluşan agrevasyon hiçbir zaman şikayetin orijinal hali kadar şiddetli olmaz.

    Tepkiler duygusal ve zihinsel boyutta da oluşabilir. İçe kapalı bir insan duygusal tepkiler vermeye başlayabilir; kontrollü bir insan kolayca sinirlenen, duygusal patlamalar yaşayan bir kişiye dönüşebilir. Geçmişte yaşanan ve bastırılmış deneyimler yeniden yüzeye çıkabilir, ancak kişi bu kez yüzleşerek başa çıkacak güçtedir. Çatışmaya girmekten kaçınan, çevresindekilere hayır diyemeyen bir kişi bu duygusuyla başedebilir hale gelebilir. Hastalar bazen bu değişiklikleri anlamakta güçlük çekebilirler, ancak sabrettikleri takdirde çok daha güçlü ve rahat hissetmeye başlayacaklardır.

    Eğer yaşam gücü homeopatik ilaçlarla temas ederse aşağıdaki reaksiyonlar ortaya çıkabilir:

    • İlk reaksiyon diye adlandırılan durum; pek çok vakada hemen hemen hiç fark edilmez, ama bazı durumlarda doğal olarak şikayetler kısa süreli biraz artabilir.
    • Bastırılmış semptomlar hafif bir biçimde tekrar geri gelebilir. Mesela 10 yıl önce iki ay kadar mide ağrısı çekilmişse, tedavi sırasında bu ağrılar hafif bir biçimde birkaç günlüğüne ortaya çıkabilirler.
    • İyileşme sürecinde  vücutta salgı artışı, deri döküntüleri, kısa ateşlenmeler, burun akıntısı, burun kanaması, terleme, ishal, vajinal akıntı görülebilir. Vücudun tepkileri emniyet subabı işlevi görür ve kendini arındırmaya hizmet eder. Kişi rahatlar ve sonuç olarak daha iyi hisseder.
    • Buna homeopatide “bahar temizliği” etkisidir.  Bu durumda endişe duymadan homeopatınızla  bağlantıya geçerseniz, sizi aydınlatacaktır.
  • Eyl 24, 2014 Homeopati Tarihi

    Homeopatiyi  (Yunanca homeo=benzer,  pathos=hastalık ) bulan  ve uygulayan alman doktor Samuel Hahnemann (1755-1843) dır. Hahnemann 1779 da tıp okulundan mezun oldu. Döneminin tıp dünyasında  kan akıtma, bağırsak temizleme, toksik kimyasallarla tedavi  etme gibi uygulamaları yanlış bulan Hahnnemann, hasta bakmayı bırakarak kimyager olarak çalışmaya ve tıp kitapları tercüme etmeye başladı. Tercüme ettiği kitaplar sayesinde tedavide “Benzerlik” kuramını  keşfetti. Onu en çok etkileyen konu ise Güney Amerika’da sıtma vakalarında  kullanılan “kınakına”  bitkisinin etkisi oldu. Kınakına yiyerek,  kınakınanın sağlıklı bir vücutta nasıl sıtma etkisi yarattığını gördü ve kendi vücudundaki sıtma semptomlarını  gözlemledi. Deneylerine ısrarla devam ederek “benzer benzeri tedavi eder” kuramını homeopatinin temel prensibi olarak benimsedi.

    Hahnemann’ın yola çıktığı bu kuram, MÖ 5. yüzyılda yaşayan tıp bilminin babası kabul edilen  Hipokrat’ın bulup ve geliştirdiği kuramın tamamen aynısı idi. “Benzerlik” kuramına  göre sağlıklı insanda belli semptomlara sebep olan bir madde aynı semptomları olan hastaya verildiğinde hastayı tedavi eder. (Çağdaş tıbbın benimsediği kuram ise “Karşıtlar, Zıtlar” kuramıdır.  Örneğin: ishal vakası kabızlık yapan madde ile tedavi edilir.) Romalılar döneminde daha da geliştirilen ve benimsenen yaklaşım, imparatorluğun çöküşünden sonra ilerleme kaydedemedi. 15. yy da İsviçre’li Paracelcus, Hippokrat’ın ortaya attığı  tedavide benzerlik kuramını daha da geliştirerek  tekrar gün ışığına çıkardı.Yüzlerce deney ile desteklediği bu yaklaşıma   “homeopati” adını vererek  bilimsel bir çerçeveye oturtan Samuel Hahnemann 1796 da homeopati ile ilgili ilk kitabını yazdı. 1810 yılında homeopatinin prensiplerini “Organon” adlı kitabında topladı ve 2 sene sonra Leipzig üniversitesinde homeopati öğretmeye başladı.  Hahnemann ın ölümünden sonra birçok tıp doktoru tarafından uygulanan homeopati 1849 Londra’da  ilk homeopatik hastanenin  açılması ile İngiltere’de de tanınmaya başladı.

    1800 lerin sonlarına doğru Amerika’da ilk homeopatik tıp fakültesi kuruldu.

    1900 lerin başında Amerika’da 22 homeopatik tıp okulu , 100 homeopatik hastane ve 1000 den fazla homeopatik ilaç satan eczane bulunmaktaydı. Stanford Üniversitesi, Boston Üniversitesi, New York Tıp Fakültesi gibi tanınmış okullar homeopati eğitimi veren okulların arasındaydı. 1920 lerde Amerikan tıp birliğinin kurulması ve ilaç firmalarının kullanımı kolay ve pratik  ilaçları piyasaya sürmesi ile homeopati Amerika’da geçerliliğini kaybederken eğitim kurumları birer birer   kapandı.

    WHO, Dünya Sağlık Teşkilatı tahminlerine göre günümüzde 500 milyon kişi homeopati ile tedavi olmaktadir. Homeopati çağdaş tıpdan sonra en çok tercih edilen tedavi sistemi olarak  2. sıradadır. 

    İngiltere, Fransa, Almanya ve Hollanda'da homeopati sağlık sigortası kapsamındadır.

    Fransa'da 18.000 tıp doktoru homeopati ile hasta tedavi etmekte, 23.000 eczane homeopatik remedi satmaktadır.

    İngiltere'de doktorların %43 ü hastalarını homaopatlarlara yönlendirmektedir. İngiltere kraliyet ailesi 3 jenerasyonu aşkın süredir  homeopati ile tedavi olmaktadır.

    Almanya'da doktorların %23'ü homeopati ile tedavi uygulamaktadır.

    Hollanda'da doktorların %45'i homepatinin etkili bir tedavi yöntemi olduğunu kabul edip, desteklemektedir. 

    Hindistan'da 70.000 den fazla sertifikalı homeopat (tıp fakültesi homeopati bölümü mezunu), yüzlerce homeopatik hastane, klinik ve birçok homeopati bölümü olan tıp fakültesi mevcuttur.

    Günümüzde homeopatinin yaygın bir şekilde uygulandığı ülkeler ; Almanya, Avusturya Fransa,İngiltere, İskoçya,İsveç, Norveç,İsviçre, İtalya,Hollanda, Yunanistan, Belçika, Romanya, Macaristan, Bulgaristan, Rusya, İsrail,Ukrayna,Güney Afrika Cumhuriyeti, Yeni Zelanda, Avusturalya,Kanada, Pakistan,Meksika, Hindistan’dır.

    Homeopatik remedilerin ucuz olması homeopatinin  tercih edilmesi için ana sebep olmakla birlikte hızlı yaşam ve hızlı çözümlere alışmış olan günümüz insanları için özellikle kronik hastalıklarda homeopatik tedavinin yavaş ve uzun sürede sonuca varması homeopatiye engel oluşturmaktadır.

  • Eki 10, 2014 Dünya Homeopati Kongresi

     

    Dernegimizin üye olduğu uluslararası homeopati organizasyonun (LMHI) her yıl düzenlelen dünya kongresi 16-19/Temmuz 2014 tarihinde Paris'te düzenlenecektir. 2020 Yılında Türkiye'de yapılacak olan kongrenin bir ön düzenlenmesi şeklinde geçecek olan kongrenin son derece yararlı geçeceğini düşünüyoruz. 

     

  • 1
  • 2